Uzaktan Eğitim Sistemi

online_education.jpg

İlk kez batı ülkelerinde mektupla öğretim şeklinde başlayan uzaktan eğitim sistemi 200 senelik bir tarihe sahiptir. Uzaktan eğitimin temel felsefesi; geleneksel eğitim ile sağlanamayan eğitim-öğretim faaliyetinde bir şekilde fırsat eşitliği sağlamak olarak kendini göstermiştir.

 

 

Başlangıçta mektupla yapılan, daha sonra ise içinde bulunulan dönemin mevcut teknolojik olanakları ile; basılı materyal, radyo, TV, video konferans, bilgisayar gibi araçlar kullanılarak uzaktan eğitim uygulamaları yapılmıştır. Yine başlangıçta sadece öğrenen ile öğretenin fiziksel uzaklıkları gerekçesiyle uygulanan uzaktan eğitim sistemi, günümüzde çalıştığı için, özürlü olduğu için veya daha başka bir nedenle örgün eğitime katılamayan kişileri de kapsamaktadır. Ayrıca, özellikle günümüzde bilgisayar ve iletişim teknolojilerindeki olumlu gelişmeler ile, uzaktan eğitime sadece uzaklık kavramı ile bakılmamakta, öğrenme ve öğretme olgusunun eniyileyebileceği bir model olarak da görülmektedir. Nitekim yapılan araştırmalar çok iyi bir uzaktan eğitim sistemi tasarlandığında, uzaktan eğitimin örgün eğitime göre daha kalıcı bilgiler sağladığını, öğrenmenin 10 kez daha pekiştiğini göstermektedir. Bunun temel nedenleri, uzaktan eğitimde öğrencinin dersi istediği kadar tekrarlayabilmesi, derslerin içinde yazı, resim, ses, grafik, animasyon ve video gibi çoklu ortam materyallerinin kullanılabilmesidir. Ayrıca, son birkaç senedir bilgisayar iletişim ağlarındaki yüksek hız ve kapasite nedeniyle, uzaktan eğitimde öğrenen ile öğreten canlı olarak yüz yüze gelebilmekte, birbirlerini görerek konuşabilmekte, tartışabilmekte, bilgisayar üzerindeki her türlü bilgiyi karşılıklı olarak paylaşabilmektedirler.
 
Uzaktan eğitim uygulamaları dünyada hızla artmaktadır. Uzaktan eğitim sağladığı olumlu eğitim-öğretim olanakları yanında, geleneksel eğitim sistemine göre çok daha ekonomiktir. Gelişmekte olan ülkelere göre çok daha fazla maddi olanaklara sahip ülkelerde bile uzaktan eğitim uygulamaları hızla artmaktadır. Örneğin, ABD’de 2 yıllık ve dört yıllık yüksek öğretim programlarında derslerin %55’i uzaktan eğitim şeklinde verilmektedir. Yine ABD’de 200-2001 eğitim-öğretim yılında yaklaşık 3,000,000 öğrenci uzaktan eğitim dersi alırken, 2013 yılında bu sayının 18,200,000 öğrenciye ulaşacağı tahmin edilmektedir. Bu sayının çok büyük bir kısmı 18-24 yaş arası öğrencilere yöneliktir.
 
Ülkemizde de, uzaktan eğitim uygulamaları ciddi anlamda ilk kez 1950’li yıllarda mektupla öğretim şeklinde ortaya çıkmıştır. YAYKUR adı verilen bu model daha sonra TRT radyoları ile gelişmiş ve ardından 1980 li yıllarda açık öğretim uygulamaları ile devam etmiştir. Ancak açık öğretim ile uzaktan eğitim birbirine karıştırılmamalıdır. Günümüzde uzaktan eğitim artık öğreten ile öğrenenin çift yönlü bir iletişim içinde olduğu, bu nedenle doğal olarak, herhangi uzaktan eğitim uygulamasında öğrenci sayısının belirli bir sayıda tutulması gereken bir eğitim modelidir. Halbuki açık öğretimde söz konusu ilişki tek yönlü olduğundan öğrenci sayısında genellikle bir kısıtlama olmamaktadır.
 
Ülkemizde yaklaşık 20 yükseköğretim kurumunda yükseköğretim düzeyinde uzaktan eğitim uygulaması yapılmaktadır. Bu sayının büyük bir kısmı önlisans eğitimine yöneliktir. Ayrıca bir miktar lisans ve yüksek lisans programı da uzaktan eğitime dayalı yürütülmektedir. Uzaktan eğitim ile öğrenim gören öğrenciler örgün eğitimdeki her türlü öğrencilik haklarına sahip olmakta, birçok eğitim kurumunda verilen diplomalarda uzaktan eğitim ibaresi yer almamaktadır.
 
Uzaktan eğitim sistemi maalesef Ülkemizde henüz tam olarak tanınmamakta, çoğu zaman açık öğretimle karıştırılmaktadır. Bu nedenle yüksek öğretimdeki mevcut kontenjanlar dolmamaktadır. Ancak uzaktan eğitim uygulamaları yaygınlaştıkça toplumda bunun kıymeti daha iyi anlaşılabilecek ve batı ülkelerindeki gibi popüler tercih edilme düzeyine ulaşacaktır.

İstanbul Aydın Üniversitesi
Uzaktan Eğitim Merkezi
İstanbul-2009